6 Şubat 2014 Perşembe

Sigaraya bağımlılık genellikle gençlik döneminde başlar. Çocuğun kendini ispatlama, arkadaşları içerisinde yer edinebilme, otoriteye karşı gelme, yasağı delme arzusu, büyüklerine özenme, hayranlık duyduğu kişilere benzeme gibi sebeplerle sigaraya başladığı saptanmıştır. Çocukların ergenliğe geçiş döneminde büyüklerine karşı gelme isteği çok güçlüdür. Anne-babanın ve diğer büyüklerin ‘sakın sigara içme’ şeklindeki baskıları yeni gençliğe adım atan birey tarafından onun benliğine ve kendi karar verme hakkına saygı duymayan dıştan direktiflerle güdülenmeye çalışılan bir otorite olarak algılanmaktadır. Anne ve babanın çocuğuna ‘sigara içme sakın’ deyip aynı zamanda kendilerinin bir tiryaki olması çocuğu bir çelişkiye itmektedir. Bu sebeple ebeveynler ilk başta sigarayı kendileri bırakmalı ve çocukları ile arkadaş olmaya çalışmalı ve onlarla empati kurarak; "yasaklar yada kurallar koyar şekilde değil" (böyle davranıldığında zaten genç bırakmayacaktır), sigaranın zararları anlatılıp çocuğu bu zararlarla ilgili düşünmeye çağırmalı ve çocuğun sigarayı içmeme konusunda karar alabilmesi için teşvik etmeye çalışılmalıdır.

Sigara akciğer fonksiyonlarında progressif bozulmaya sebep olur ve enfeksiyon riskini artırır. Akciğerde sebep olduğu hastalıklar kronik bronşit, amfizem, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH), astım, interstisyel akciğer hastalığı ve akciğer kanseri şeklinde özetlenebilir.
     
Sigara ile birlikte en sık görülen hastalık olan kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) havayollarında obstrüksiyon (darlık) ile karakterize bir hastalıktır. Görülen şikayetler nefes darlığı, hırıltı, ıslık gibi ötme, öksürük ve balgamdır. Bu hastalığın ağırlığı gittikçe artar (Hafif Şiddette KOAH, Orta Şiddette KOAH, Ağır Şiddette KOAH, Çok Ağır Şiddette KOAH) ve hasta en sonunda oksijene bağımlı döneme girer (Akciğerlerin vücuda yeterli oksijen sağlayamadığı bu sebeple günde en az 16-18 saat oksijen kullanılması gerekli olan dönem). Ağır KOAH‘ lı hastada tedavi ile nefes darlığını kontrol altına almak, azaltmak mümkün fakat hastalığı tamamen geçirmek ve hastalığın ilerlemesini durdurmak mümkün değildir. Hastalığın ilerlemesini durdurabilmek ancak hastanın sigarayı bırakması ile mümkündür. Bununla beraber bu hastalık hafif şiddette saptandığında tedavi ve sigaranın bırakılması ile tama yakın düzelme gözlenmektedir.
   
Sigara Akciğer Kanseri dışında; ağız boşluğu kanseri, dudak kanseri dil ağız ve farenks, burun, sinüs içi, gırtlak, yemek borusu mide pankreasmesane (idrar torbası) böbrek rahim ağzı kanserlerine de sebep olduğu kanıtlanmıştır.
Sigara kullananlarda koroner arter hastalığı (kalp krizi ile sonuçlanan kalp damarlarında tıkanıklık) inme, gastro ösofageal reflü, mide ülseri, Ülseratif kolit ve crohn hastalığı da daha sık görülmektedir.

Sigara sadece içen kişilere zarar vermez aynı zamanda çevrelerindeki kişilerde de çeşitli hastalıklara sebep olur. Anne veya baba evde sigara içiyorsa bebeklerin hastaneye 3 kat daha fazla başvurdukları, ani bebek ölümü riskinin 2.5 kat daha fazla olduğu, bebeklerde kolik tarzında karın ağrısının 2 kat daha fazla olduğu, çocuklarda astım, alerjik hastalıklar ve solunum sistemi enfeksiyonu görülme sıklığının 2 kat arttığı; sigara içen gebelerinde erken doğum riskinin 2 kat, ölü doğum riskinin 1/3 kez, düşük yapma riskinin 1/4 kez fazla olduğu ve çocuklarda gelişme geriliği ve zeka geriliği riskinin arttığı saptanmıştır.
Sigara içen kadınlarda menapozun 5 yıl daha erken görüldüğü yapılan bir çalışmayla saptanmış; sigara içen erkeklerde ise sperm kalitesinin bozulduğu kanıtlanmıştır.
Sigara aynı zamanda derinin kollajen yapısını bozmakta kalın çizgi ve kırışıklıklar oluşmasına sebep olmaktadır.

Sigarayı bırakmakta asıl kriter kişinin sigarayı bırakmakta kararlı olmasıdır. Hiç bir klinikte bireyin sigarayı bırakmada kesin kararlılığı saptanmadan programa alınmaz.

Sigarayı bırakan kişide kesilme belirtileri son sigara içildikten sonra ilk 24-48 saat sonra şiddetli olarak ortaya çıkar ve yaklaşık 15. günde kaybolur. En sık rastlanan kesilme belirtileri; kalp hızında azalma, kilo artışı, tedirginlik, anksiyete, konsantrasyon güçlüğü, huzursuzluk, sabırsızlık ve uykusuzluktur.
       
Sigarayı bırakmak için kararlı olan bir kişinin kendi başına sigarayı bırakabilme olasılığı %47 saptanmıştır. Ayrıca sigarayı bırakmayı birkaç kez deneyen bir kişinin bir sonraki denemede sigarayı bırakabilme oranı ilk kez sigarayı bırakmayı deneyen kişiden daha yüksek olduğu saptanmıştır.